Kayaçları İnceleyen Bilim Dalına Ne? – Kültürlerin Derinliklerine Yolculuk İnsanın dünya üzerindeki varlığı, yalnızca biyolojik bir durum olmanın çok ötesinde. Bizler, kültürlerin izlerini taşıyan varlıklıyız. Bu izler, hem fiziksel çevremizde hem de psikolojik yapılarımızda şekillenir. Toprak, taş, kayaçlar… Doğanın temel unsurları, geçmişi anlamanın ve geleceği inşa etmenin anahtarlarıdır. İnsanlık tarihi, yüzeyin altına saklanmış ritüellerin, sembollerin, kimliklerin ve ekonomik ilişkilerin izinde yol alırken, bir yandan da kayaçlar bize doğayla kurduğumuz ilişkiyi anlatır. Bu yazıda, kayaçları inceleyen bilim dalı, yani petrografya, kültürel görelilik ve kimlik oluşumu bağlamında farklı kültürlerin farklı anlayışlarına nasıl yansıdığını keşfedeceğiz. Kayaçlar ve Kültürler: Fiziksel Dünyadan Sosyal Gerçekliğe Kayaçlar,…
Yorum BırakGeleneksel Hikaye Günlüğü Yazılar
GAn Ne Demek? TDK’ya Göre Anlamı ve Derinlemesine İncelemesi Giriş: Bir Kelimenin Derinliklerine Yolculuk Bugün, belki de bir arkadaşınızla sohbet ederken ya da sosyal medyada gezinirken rastladığınız “GAn” kelimesi, kulağınıza garip gelmiş olabilir. Ne demek bu? Kısaltma mı, yoksa bir tür yerel dil mi? “GAn” TDK’ya göre ne anlam taşıyor? Herkesin bildiğini düşündüğü bir kelime, aslında her zaman daha derin anlamlar barındırabilir. Bu yazıda, kelimenin geçmişine, anlamına ve günümüzdeki kullanımına dair detaylı bir inceleme yapacak, aynı zamanda dilin evrimi üzerine düşündürücü sorular ortaya koyacağız. Türk Dil Kurumu (TDK) gibi güvenilir kaynaklardan edindiğimiz bilgiye göre, “GAn” kelimesi, Türkçe’de farklı anlamlar taşıyan…
Yorum BırakKişisel Bir Giriş: Merakın Psikolojik Yönü Bir felaket anında insanlar nasıl davranır? Duygusal zekâ, adaptasyon, bilişsel çerçeveleme… Bu kavramlar, yalnızca akademik terimler değil; çoğu zaman kendi içsel deneyimlerimizi açıklamaya yardımcı olan düşünce haritalarıdır. Bir psikoloji meraklısı olarak, “Titanik aşçısı nasıl kurtuldu?” sorusunu ilk kez duyduğumda zihnimde yalnızca bir tarih olayı değil, insan psikolojisinin sınırları üzerine bir pencere açıldı. Buz gibi Atlantik sularında hayatta kalmak neredeyse imkânsızken bir kişinin kurtuluş hikâyesi, bilişsel değerlendirmeler, sosyal etkileşim dinamikleri ve duygularla nasıl başa çıktığımız konusunda bize ne anlatabilir? Gelin bu olağanüstü olayı psikolojik mercekten detaylıca inceleyelim. Titanik Aşçısı: Olayın Özeti Titanik’in baş fırıncısı Charles…
Yorum BırakHangi Yılan Yenir? Birkaç Farklı Bakış Açısından İnceleme Yılanlar, tarih boyunca farklı kültürlerde korku ve hayranlık karışımı duygular uyandırmıştır. Kimisi için yılan, tehlikeli ve uzak durulması gereken bir varlıkken, bazı kültürlerde ise bir besin kaynağı olarak kabul edilmiştir. Peki, hangi yılan yenir? İçimdeki mühendis ve içimdeki insanın bakış açılarıyla bu soruyu ele alacağım. Bazen bilimsel, bazen duygusal bakış açıları devreye girecek, ama her iki tarafta da ortak bir nokta var: Yılanların yenmesi, dikkat edilmesi gereken ciddi bir konu. Yılan Yenir Mi? İçimdeki Mühendis Böyle Diyor… Mühendislik bakış açısıyla yaklaşacak olursak, yılanları besin kaynağı olarak değerlendirmek, biyolojik ve ekolojik açıdan bazı…
Yorum BırakMaltepe Cezaevi Kaç Dönüm? Tarihsel Kökler ve Günümüz Tartışmaları Maltepe Cezaevi, İstanbul’un Anadolu yakasında, Maltepe ilçesinde yer alan ve yıllardır Türkiye’nin en büyük hapishanelerinden biri olarak bilinen bir kurumdur. Peki, Maltepe Cezaevi gerçekten ne kadar büyük? Bu soruyu sormak, sadece bu yerin fiziksel boyutunu öğrenmekle kalmaz, aynı zamanda cezaevlerinin toplum üzerindeki etkilerini, tarihsel kökenlerini ve günümüzdeki işlevselliklerini anlamamıza da yardımcı olur. Gerçekten de, Maltepe Cezaevi’nin büyüklüğü, sadece kara parçası ölçüleriyle değil, içinde barındırdığı insan sayısıyla ve son yıllarda yaşanan toplumsal olaylarla da dikkat çekiyor. Maltepe Cezaevi’nin Fiziksel Boyutu ve Yerleşimi Maltepe Cezaevi’nin büyüklüğünü soran bir kişi, ilk önce elbette cezaevinin…
Yorum BırakJapon Balığı Arıtma Suyunda Yaşar Mı? Felsefi Bir İnsight Bir sabah, kendinizi sakin bir göletin kenarında hayal edin. Suyun üzerinde yansıyan güneş ışıkları, suyun yüzeyinde hafif dalgalanmalara yol açıyor. Bu huzurlu ortamda birkaç Japon balığı yüzüyor, rahatça hareket ediyorlar. Bir an için kendinize şu soruyu sormaya başlıyorsunuz: Eğer bu su, bir arıtma sisteminden geçmişse, o balıklar burada yaşar mı? Arıtma, suyu temizlerken onun biyolojik canlılar için uygun olup olmadığını belirleyen bir faktör müdür? Ve belki de daha derin bir soru: Temizlik, gerçekten her şeyin iyiye gitmesini sağlar mı? Bu basit soru, bize hem etik hem de ontolojik düzeyde oldukça derinlemesine…
Yorum BırakFatma Aliye İlk Neydi? Gelecekteki Yeri ve Etkileri Üzerine Bir Genç Yetişkinin Düşünceleri Ankara’da bir akşam yürüyüşü yaparken, son zamanlarda kafamı meşgul eden bir konu vardı: Fatma Aliye. Evet, geçmişte bir kadın yazar olarak tanınmış olan Fatma Aliye’nin, bizim gibi 28 yaşındaki gençler için anlamı neydi? Sadece bir dönem yazarından ibaret mi, yoksa ondan çok daha fazlası mı? Gelecekte, 5-10 yıl sonra, Fatma Aliye’nin “ilk” olarak kabul edilen şeyleri, toplumun, iş dünyasının ve ilişkilerin nasıl şekillendireceğini merak ediyorum. Hadi, biraz ileriye bakalım. Fatma Aliye İlk Neydi? Geçmişteki Anlamı Fatma Aliye, hem kadın hareketinin bir parçası olarak, hem de edebiyat dünyasında…
Yorum BırakŞamot Toprağı: Edebiyatın Gizemli Katmanları Kelimeler, bizim gerçekliğimizi şekillendiren en güçlü araçlardır. Bir metin, yalnızca kelimelerin bir araya gelmesi değil, aynı zamanda duyguların, imgelerin, sembollerin ve anlamların zengin bir şekilde harmanlanmasıdır. Edebiyat, her kelimeyle bir dünya yaratır, her cümleyle derinlikler keşfeder. Bu derinlik, bazen bilinçli bir biçimde var olur, bazen de okurun kendi iç yolculuğuyla ortaya çıkar. İşte bu noktada, edebiyatın dönüştürücü gücü devreye girer. Şamot toprağı, belki de bu gücün bir simgesidir; toprak, kökler ve geçmişin izleriyle hem geçmişi hem de geleceği kuşatır. Edebiyat, tıpkı şamot toprağının kendisi gibi, zamanla ve mekânla ilişki kurarak anlamını bulur. Edebiyatın, sembollerle, temalarla…
Yorum Bırakİstikbal Göklerdedir Atasözünün Anlamı: Psikolojik Bir Bakış Hayatın anlamını ve geleceğini her insan farklı bir biçimde algılar. Bazıları için bu, somut hedeflere ulaşmakla ilgilidir; bazılarımız için ise hayaller ve umutlarla şekillenir. İnsanlar, geleceğe dair beklentilerini ve yaşamın getireceklerini, içsel bir pusula gibi yönlendirirler. Ancak, hepimizin üzerinde durduğu bir konu vardır: Gelecek… Bu yazıyı yazarken, “İstikbal göklerdedir” atasözü aklıma geldi. Peki, bu sözü nasıl anlamalıyız? Bu atasözü, insanların geleceğe olan bakışını psikolojik bir mercekten nasıl ele alabiliriz? Gelecekten umudu ya da kaygıyı şekillendiren bilişsel ve duygusal süreçler neler? Bu yazıda, “İstikbal göklerdedir” atasözünü, psikolojik açıdan anlamaya çalışacağım. Hem bireysel hem de…
Yorum BırakÖzbekler Rusça Konuşur mu? — Bir Sosyolojik Bakış Bir insanın yeni bir ülkeye ayak bastığında duyduğu ilk kelimelerden biri genellikle dile dair sorular olur. Özbekistan’a adım attığınızda, sokak isimlerinde, reklam panolarında ve pazarlarda farklı dillerin izlerini görürsünüz. Sokakta yürürken anadilinizle karşılaşmak ne kadar tanıdık ve rahatlatıcıysa, başka bir dilin kulağınıza çarpması da o kadar merak uyandırıcıdır. İşte bu yazının merkezindeki soru da bu: Özbekler Rusça konuşur mu? Bu basit sorunun arkasında dil, kimlik, toplumsal normlar, güç ilişkileri ve eşitsizlikler gibi karmaşık sosyolojik dinamikler yatar. Benzer bir merak duygusuyla, toplumsal yapıların bireyler üzerindeki etkisini, günlük yaşamdaki dil pratiklerini ve bu pratiklerin tarihsel ve…
Yorum Bırak