Özdeşim Ne Anlama Gelir? Kafaların Karıştığı, Gündelik Hayattan Eğlenceli Bir Keşif
Giriş: Özdeşim Dediğin Şey Nedir?
İzmir’de yaşıyorum, 25 yaşımdayım ve genellikle esprili bir insan olarak tanınıyorum. Hani, bazen çok ciddiyim ama tam tersini de yapabiliyorum, işte biraz çelişkili bir durum. Evet, bazen kafa karıştırıcı olabiliyor, ama aynı zamanda eğlenceli. Ve bugünkü konumuz da bir o kadar kafa karıştırıcı: Özdeşim ne anlama gelir?
Gerçekten, bu kelimeyi ilk duyduğumda ne düşündüm biliyor musunuz? “Özdeşim mi, özdeşleşim mi? Benimle mi özdeşleşecekler?” gibi sorular geldi aklıma. Ama işin aslı biraz farklı. Özdeşim, kelime olarak kulağa oldukça ağır bir şey gibi gelse de, günlük dilde gerçekten de komik bir noktaya varabilir. Özdeşim, insanın kendisini bir şeyle ya da bir kimseyle bir tutması, ya da benzer hisler, düşünceler içinde olması anlamına gelir. Ama anlatırken işin içine biraz mizah katmazsam olmuyor. Gelin, bir bakalım bu özdeşim meselesi gündelik hayatta nasıl komik ve ilginç bir yere varabiliyor.
Özdeşim: Gerçekten Kendini Bir Şeyle Özdeşleştirmek Ne Demek?
Hayatın İçinden Bir Özdeşim Örneği
Bir gün arkadaşlarla kafede oturuyoruz, sohbet koyulaşmış. O an “Özdeşim ne anlama gelir?” diye sormak aklıma geliyor. Zaten çoğu zaman olduğu gibi, “Bir kelimeyi tam olarak anlamadan önce bir de kafamda neler canlanıyor, kim bilir” diye düşünüyorum. Aşağıdaki diyaloğu bir düşünün:
Ben: “Ya bu ‘özdeşim’ meselesi var ya, onu çözemiyorum. Kendisini bir şeyle benzeten, özdeşleştiren bir durum değil mi?”
Arkadaşım: “Yani, aynada kendini görebilen insan da diyebiliriz.”
Ben: “Aynada mı? O zaman tüm sabahları aynada ‘Yine mi?’ diye gözlerimi kocaman açarak bakmam lazım. Gözlerimle özdeşim kuruyorum, demek ki.”
O an gözlerimle özdeşim kurmam gerektiğini söyledim, çünkü sabah uyandığımda aynadaki halime bakıp, “Yine mi?” diye kendimi sorgulayan bir insan oldum. Hadi, şimdi size sorayım: Özdeşim, bir bakıma kendini tanımak, kendine güvenmek değil mi? Yani sabahları aynada gördüğünüz o başkasının yüzüne bakarak da özdeşim kuruyoruz, öyle değil mi?
Tabii, gerçekten sabahları aynada karşılaştığımız o yorgun yüzle bir tür özdeşim kurmamız gerektiği konusu, insana biraz komik geliyor. Hani bazen o yüzü görebilmek için, birkaç saniye derin nefes almanız gerekebilir. Bunu yaşadığım için, içten içe “gerçekten özdeşim kuruyorum şu anda” diyordum.
İç Sesle Düşünce Deneyleri
Bir de tabii iç sesim devreye giriyor:
İç Ses: “Evet, şimdi özdeşim kurmalısın. Kendini daha sağlıklı görmek istiyorsan, aynadaki görüntüyü kabullen ve ona sevgiyle bak. Ama gözlük takmadığın sürece bu pek mümkün olmayabilir. Çünkü neyin ne olduğunu bile zor ayırt ediyorsun!”
Her sabah aynadaki halime bakarken, kendi kendime biraz özdeşim kurmaya çalışıyorum. Ne bileyim, belki de o şekilde günümün daha verimli geçeceğini düşünüyorum. İçsel motivasyon, ya da hani, kendime ‘iyi görünüyorum’ diye telkin etmek mi desek? Anlayacağınız, özdeşim biraz kafa karıştırıcı olabiliyor ama eğlenceli de. Kısacası, özdeşim kurmak, aslında yüzeyde bir şeyle özdeşleşmek değil; derinlere inmek gibi bir şey.
Özdeşim Ne Zaman Eğlenceli Hale Gelir?
Hayatın İçindeki Küçük Özdeşim Sahnesi
Gündelik hayatta karşımıza çıkan her şeyle özdeşim kurmak, bazen o kadar eğlenceli hale gelebiliyor ki, kendi kendime gülüyorum. Mesela, geçen hafta arkadaşım Melis’le yürüyüşe çıktık. Hava güzel, bir kahve alalım dedik. Tam o sırada, her şey değişti.
Melis: “Baksana, bu şişman kedilere benziyor, aynı onlar gibi tembelim. Resmen ben bu kedi oldum.”
Ben: “Yani, ben de o kediyi severim, ama kedi olmak bana biraz zor gelir. O kadar tembel olmak… Özdeşim kurmak mı dedin?”
Melis: “Evet, ya! Onlar kadar rahatlayabilirsem ne güzel olurdu.”
Burada Melis’le yaptığımız sohbetin aslında özü şu: İnsanlar bazen bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde kendilerini başka bir varlıkla özdeşleştirirler. Kediler, köpekler, hatta bazı insanlar bile. Kimisi kedinin rahatlığını arar, kimisi köpeğin sadakatini… Bir şekilde dış dünyadaki bir şeyle, bir nesneyle özdeşleşmek bize içsel bir rahatlık verir. Bu da, özdeşim dediğimiz şeyin aslında gündelik yaşamda nasıl komik ve kolay bir şekilde ortaya çıktığını gösteriyor.
Özdeşim: Kendini Tanımak, Yani Kafayı Yormak
Evet, bu kadar eğlenmeye çalıştıktan sonra biraz ciddi bir şekilde düşündüm. Özdeşim kurmak, insanın kendisini tanımasıdır aslında. Bu, bazen biraz kafa karıştırıcı olsa da, hayatın içinde sürekli kendimizi bir şeylerle, bir durumla özdeşleştiririz. Hangi film karakteriyle özdeşleşiyorum? Hangi şarkıyı dinlerken ruh halim tamamen değişiyor? Biraz bunlarla kurduğumuz bağ da aslında özdeşim değil mi?
Hayatın içindeki her anı değerlendirirken, bazen en küçük şeylerle dahi özdeşim kurabiliyoruz. Özdeşim ne anlama gelir? Kendi kimliğimizi bulmak, bazen bir kahveyle, bazen bir film sahnesiyle, bazen de gözlüklerimizi takarak. Çünkü bazen gözlüklerimizi takınca, ‘evet, şimdi kendimi görebiliyorum’ deriz.
Sonuç: Özdeşim, Aslında Kendini Keşfetme Süreci
Sonuç olarak, özdeşim, sadece bir kelime değil. Kendimizi keşfetme sürecidir. Bazen bir nesneyle, bazen bir insanla, bazen de bir hayvanla özdeşim kurarız. Kendimizi bu şekilde tanımak, bazen mizahi bir şekilde kafa karıştırıcı olabilir. Ama bence hayatın içinde, her ne olursa olsun, özdeşim kurmak, kendi kimliğimizi bulmamız için çok değerli bir süreçtir.
Bu yazıda, özdeşim kelimesinin ne anlama geldiği üzerine biraz sohbet ettik. Sonuçta, özdeşim kurmak, bazen hayatı daha eğlenceli, bazen daha ciddi, ama her zaman daha anlamlı hale getiriyor. Kim bilir, belki de sabahları aynadaki halimle özdeşim kurarken, bir gün gerçekten de “kendimle barışıp” mutlu olacağım. O zaman “iyi ki özdeşim kurmuşum” diyeceğim!